18 Aralık 2015 Cuma

Birinin çöpü başkasının hazinesidir.

Evde yıllardır gözümün önünde duran, kullanmadığım bir sürü elektronik eşya vardı. Hepsi bir arada duruyordu. Öyle ki artık, dolap, çekmece ... bunlardan girilmez olmuştu. 

Peki ne diye saklıyordum bunları? Lazım olur diye. E, olmuyordu işte.

"Atayım" dedim. Olmadı. Çünkü elektronik eşyaları öylesine çöpe atmak olmazdı. Üstelik çalışıyorlardı. Birinin işine yarayabilirdi.

"Dursun" dedim. Olmadı. Çünkü "belirli bir süre kullanmadıysan, gereksizdir". Ayrıca "sahip olduklarınız, sonunda size sahip oluyor". Ve de "less is more"

"Vereyim" dedim. İsteyen olmadığı gibi, acayip acayip de baktılar.

"Satayım" dedim. Dükkan dükkan, dolaşıp satmak mı?

Ancak bir filmde gördüğüm şu sahne aklımda dönüyordu. Girişimci genç, garaj satışından aldığı bazı eşyaları, eBay'de daha yüksek bir ücret karşılığında satıyordu. 

Hemen açtım cepten hotspot'u ve www.sahibinden.com maceram başladı.

Ücretsiz ilan verme imkanı varken bana tek düşen fotoğraf çekip, doğru dürüst bir kaç kelime eklemekti.

Bu süre içinde sattığım şeylerin listesi aşağıdaki gibidir
  1. Modem ( 2 tane )
  2. Router
  3. Yazıcı
  4. 35 mm klasik fotoğraf makinesi ( modern teknolojiyi reddeden bir fotoğraf sanatçısına sattığım için mutluyum )
  5. 3.5" harici harddisk
  6. Uydu alıcı
  7. Minik hoparlör
  8. HDMI kablo
  9. Mouse
  10. Kablolu klavye ( 2 adet )
  11. Android telefon ( 2 adet )
  12. Klasik cep telefonu
  13. Müzik seti ( plak, çift kaset çalar, radyo ve CD )
  14. Video ( bildiğiniz klasik beta video, 2 adet )
  15. Video kaset sarıcı
  16. Çeşitli şarj aletleri
  17. Çeşitli dönüştürücüler ve kablolar ( HDMI - VGA, priz soketi, USB uzatıcı ... gibi )
  18. Handy-cam ( sinema-televizyon bölümünde okuyan bir arkadaşa sattığım için mutluyum )
  19. Eski laptop ( arkaşadıma verdim, işine yarayacağı için mutluyum )
  20. Eski laptoplardan kalan RAM ve HD
  21. HD kutusu
Fiyatı oldukça düşük tuttum. Amacım, zaten çöpe atmak üzere olduğum ancak çalışır ürünlerin bir başka kişi tarafından kullanılması idi ve mümkünse bunun karşılığında bir miktar da para kazanmak. Hal böyle olunca hepsi bir çırpıda satıldı. Üstelik elime de 800 TL civarında bir para geçti. Ortalık boşaldı. Ayrıca evimizi kentsel dönüşüm kapsamına sokacaktım, bunları dışarı taşıma ve ev bittikten sonra tekrar geri taşıma zahmetinden de kurtuldum.

Biriken para ile telefonumu yeniledim, harici harddiski 2.5" olarak yeniledim.

Ödemeleri posta çeki hesabıma ya da banka hesabıma peşin aldım ve kargo maliyetini alıcı ödeyeceği için, sadece PTT'yi kullandım,

Israr eden de olursa Get kullandım. Alan kişinin ürününü ve satan kişinin ödemesini garanti ettiği için her iki taraftan da komisyon alıyor, alsın hakkıdır.

Alan kişinin para yatıracağı hesap için ise CepteTEB'i kullandım. EnPara gibi bir bankacılık ürünü. Hesap işletim ücreti yok, sözleşme ayağınıza bir de hediye ile geliyor, mevduatınıza faiz veriyor, fatura ödüyorsunuz ( ama bir EnPara değil )

Bunları sattıkça gelen rahatlama ve ferahlama hissi, vererek devam etti.

Üniversite okurken aldığımız çeşitli ansiklopediler vardı. Cilt cilt .. ne büyük paralar ödemiştik. Bunları atmak ya da yakmak doğru olmazdı. Çareyi üniversite kütüphanesine bağışlamakta buldum. Üniversite ise bu ansiklopedileri merkez kütüphane yerine uygun fakültede kullanmayı uygun bulduğunu adresime teşekkür ederek gönderdiği mektupta bildirdi. Daha ne olsun?

"Sahip olduklarınız, zamanla size sahip olur"