8 Eylül 2015 Salı

Kos

Egemenliğimiz altına giren yerlerin ismini değiştirmek gibi bir alışkanlığımız var. Tripolis Tirebolu, Heraklia Ereğli, Kerasos Giresun gibi.

Biraz araştırdığımda Kos'un ( İstanköy / Stinkos = Kos’a gidiyorum ) İstanbul ( Stinpoli = şehre gidiyorum ) ile aynı akibete uğradığını gördüm.

Kos adası, tarihin çeşitli dönemlerinde bazı haritalarda ise Latince uzun anlamına gelen Lango olarak isimlendirilmiştir. Piri Reis ise Longu olarak tarif etmektedir. Ada Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de yer almaktadır. 400 yıl süren Osmanlı imparatorluğu idaresi, adanın 1912 yılında İtalyan’lara bırakılması ile son bulur.

Uzun değil mi?
Kos’un Kumburnu ile Akyarlar arası 3 km olsa da Kos, Bodrum yarımadasına 10 km mesafede bulunmaktadır. Yolculuk ise tercih ettiğiniz feribota göre 20 dakika ile 45 dakika arasında sürmektedir. Yunanistan’ın 12 adalar ( Dodekanes ) vilayetine bağlı bir adadır.

Burada şunu belirtmek istiyorum; aslında 14 büyük ada ve 20 ada / adacık olmasına rağmen, Osmanlı zamanında 12 kişilik heyet tarafından yönetildiği için bu isimle anılırlar. Sporat adaları olarak da bilinirler. Merkez, en büyük ada olan Rodos'tur. Daha fazla bilgi için

Acil durumlarda 0030 224 102 3362, 0030 694 658 5302 numaralı telefonlardan TC Rodos başkonsolosluğuna ulaşabilirsiniz.


2 Eylül 2015 Çarşamba

İş hayatında genel başarı kuralları

Aklınıza o "muhteşem" bir fikir geldiğinde, çoğu zaman sizden daha önce yola girenlerin ve hatta ilerleyenlerin olduğunu görebilirsiniz. Bu isteğinizi kırmasın. Aslında iyi bir durum olduğunu bile söyleyebiliriz. Küresel örneklerine bakarsak ne google ilk arama motoru idi, ne youtube ilk video servisi idi, ne de bunlar sonuncusu olacaklar. İşe başladıklarında önlerinde örnek olması da iyi bir şey aslında. Neleri farklı yapabileceğinizi, nerelerde hata yapıldığını görebiliyorsunuz.

Bir fikri öteye taşımanın ilk yolu bir ön araştırmadan geçer. İyi çalışmanız için gereken süre aslında birkaç saat. Bu çalışma aslında çok önemli ve o heyecanla kendinizi kaptırdığınızda sabahın ilk ışıklarını görebilirsiniz. Bu aslında iyiye işaret, beyin fırtınası yaptığınızı, yapılacak çok şey olduğunu gördüğünüzü gösteriyor.

Önümüzde google, youtube, bloglar, wikipedia, ekşisözlük ve daha binlerce farklı kaynak olduğuna göre, gerisi size kalıyor.

Sonraki aşamamız, bu araştırmamızı fizibilite diyebileceğimiz bir biçimde toplamak. Burada vereceğimiz karar olumlu ise iş planını hazırlamaya başlıyoruz. İyi ve kapsamlı bir iş planı hazırladığınızda ve işinizi iş planına göre yürüttüğünüzde sonraki çalışmalarınızda daha geniş görmeye başlayacaksınız.

Bu çalışmalarda kendinize sormanız gereken sorular, yapmanız gereken hesaplar, işiniz ile ilgili ayrıntılar ... karşınıza çıkacak.

Duyduğunuz her fikrin peşinden gitmeyin.

Aklınıza gelen her fikir - tabi ki- güzeldir ama birkaç saatlik çalışma ile az önce ne kadar da saf ve toy olduğunuzu görebilirsiniz. Aceleye gerek yok ( ama bu yavaş olmanız gerektiği anlamına da gelmiyor )

Aklınıza gelen her fikri paylaşmayın, şu anda neyi kovaladığınızı anlatmayın. Fikrinizi alıp sizin önünüze geçenler olacağı gibi, başarısız işler kovalayan bir girişimci olduğunuz görüşü de oluşabilir. 

Gelen her teklifi kabul etmeyin.

Çok dinleyin, çok okuyun.

Farklı konularda da kendinizi geliştirin, çünkü bakışınızı ve ufkunuzu geliştirebilir. Bir benzerlik kurabilirsiniz.

Çok yorulduğunuzda, dinlenmek için işinizi değiştirin.

Birçok ihtiyacınızı kendiniz halledebilirsiniz.

Karşılıklı tam güven kurulmadan, hiçbir iş başarılı olamaz.

Ticarette kazanç, satın alırken başlar. Siz bir ürünü pahalıya mal ettiniz diye, kimse ona ederinden fazla vermez.

Manevi kazancınız, yatarken başınızı koyduğunuz huzur denen yastık, ise doğru yoldasınız demektir.

İşinizi en iyi siz takip edersiniz.

O iş oldu diye fazla sevinmeyin, olmadı diye de fazla üzülmeyin.