29 Mart 2015 Pazar

İbadet, şehircilik ve gürültü

Tespitime geçmeden önce, kanundaki şu kabulleri hatırlamakta fayda var;

1 - 6331 sayılı kanun devlet memurlarını da kapsıyor.

2 - Bir kişi, işletmenizin çatısına çıkarak intihar edip öldüğünde ( çalışan değil, oradan rastgele geçen bir kişi de olsa ) bu olay, kayıtlara "iş kazası" olarak geçiyor.

Hazırladığımız birçok Risk Değerlendirme Raporu'nda çalışanlar dışında misafir ve müşterileri de hesaba katmak ihtiyacı hissediyoruz. Aşağıdaki soruları kendinize sormanızı rica ederim;
  1. Bir otel, restoran, klüp ya da barda, sadece çalışanların güvende ve sağlıklı olması yeterli mi?
  2. Olası bir yangını sadece çalışanlar için mi engellemeye çalışıyoruz?
  3. Bir plajda bulunan cankurtaran ya da ilkyardımcı sadece müşteriler için mi bulunuyor?
  4. Bir saunada bulunan hemşire, sadece müşteriler için mi hizmet veriyor?
  5. Bir deprem anında sadece çalışanlar mı tahliye ediliyor?
  6. Bir otelde misafirlerin de yangından veya depremden korunması gerekmez mi?
  7. İşletmeyi fiyat teklifi / ürün almak için ziyaret eden bir müşteri, kaygan merdivende düşemez mi?
  8. Fabrikayı, herhangi bir sebeple ziyaret ettiğiniz sırada başınıza bir kaza gelemez mi?
  9. Bir sinemada termal konfor değerleri çalışanlar için olduğu kadar sinemayı izleyen müşterileri de ilgilendirmez mi?
  10. Bir düğün salonunda ya da barda, gürültü ölçümü çalışanlar kadar müşterileri de ilgilendirmez mi? Termal konfor değerleri müşterileri de etkilemez mi? Bu ölçümlerin en yoğun iş saatinde ( en fazla müşterinin olduğu saatlerde yapılması gerekmez mi? )
  11. Baca temizliği yapan bir itfaiye eri ( ya da özel şirket çalışanı ), yüksekten çalışma konusunda ne derecede bilgili?
  12. Dış cephe kaplaması yapan bir şirket, iskelelerini nasıl kuruyor? Çalışanlar yüksekte çalışma eğitimi aldı mı?
  13. Toplu taşıma sırasında sıcaklık başta olmak üzere konfor değerlerine dikkat edilmesi gerekmez mi? Bir toplu taşıma aracında, gereğinden fazla kişi alındığında, kişi başına sağlanması gereken hacim azaltılmış olmaz mı? Yani her bir yolcu için sağlanması gereken temiz hava da aynı şekilde düşmüş olacak. Ortamda CO2 arttığı için terleme ..vb. de artacaktır. Biraz daha ilerlersek, onca hapşıran tıksıran hasta kişinin kullandığı ve dokunduğu otobüs içi, hijyen açısından temizleniyor mu? ( otobüsler içinde temizlendiği yönünde bir bildiri mevcutmuş, sonradan fark ettim ) Ayrıca, her E sınıfı ehliyet sahibi, toplu taşıma yapabilir mi? Bunun için halkla ilişkiler, stres ile mücadele, mesleki eğitim sağlanıyor mu?
Sanırım aklınızda şekillendi.

Tamam, madem bu kanun tüm kamu kurumlarını, belediyeleri kapsıyor ve madem bu "güvenlik" tanımından sadece çalışanlar değil müşteriler, ziyaretçiler, misafirler ve hatta oradan tesadüfen geçmekte olan herkes etkileniyor, bir caminin içindeki ayarsız hoparlörden veya minare yoğun bir bölgedeki ezandan vatandaşın kulakları etkileniyorsa, ne yapılmalı?


Caminin içinde bir gürültü ölçümü yapılması gerekmez mi?
Caminin içindeki hoparlör yerleşiminin uzman firmalar tarafından bilime uygun biçimde olması gerekmez mi?
Caminin içinde en yoğun anda bir termal konfor ölçümü yapılması gerekmez mi?
Caminin içindeki klima ayarları konfor sınırlar içinde mi?

Evinizin çevresinde çeşitli mesafede birkaç cami olduğunu varsayalım, bu camilerden peşpeşe başlayan ve günde 5 defa okunan ezanın birbirine karıştığını da varsayalım. Minare yerleşimlerinin ve minareden verilen ezan şiddetinin gürültü haritasının çıkarılması gerekmez mi?

Çok sıradışı sorular olsalar da bakanlıklar ve belediyeler bu konuda çalışıyor.

Karayolları / şehirler ve havalimanları ile birlikte camilerin de gürültü haritası çıkarılmalıdır.